28 Mart 2019 Perşembe

Mandarina (Belgrad)


Bir pastaseverseniz gezilerinizin de en özel uğrak yerleri pastaneler oluyor. Gitmeden önce  planlarınızı güzel pastalar bulabileceğiniz noktalara göre ayarlıyorsunuz. Ki bizde tam olarak öyle yaptık. Belgrad gezimizden önce biri pastane diğeri, tatlısı da güzel olan akşam yemeği yiyeceğimiz bir café olmak üzere  iki pastasal mekan seçtik .
Café ‘yi başka bir yazımda detaylı olarak yazacağım bu yüzden önce Mandarina’yı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Belgrad’ta sokak aralarında şehri turlayıp , sıra dinlenmeye ve çay içmeye geldiğinde rotamızı hemen pastaneye çizdik. Fotoğraflardan , yorumlardan o kadar ilgimizi çekmişti ki , görmek ve deneyimlemek için sabırsızlanıyorduk.
Gittiğimizde tam olarak umduğumuzu hatta fazlasını bulduk. Şahane minik butik bir pastane düşünün. Renkleri, uyumu, görsel dizaynı, vitrini şirin mi şirin bir pastane, içi muhteşem pastalarla ve el yapımı çikolatalarla dolu sıcacık bir mekan.
Hem görsel açıdan tam bir sanat eseri hem de tatlarıyla gerçekten başarıyı yakalamış bir yer. Ayrıca o kadar çok  çeşit var ki adeta kendinizi kaybediyorsunuz. Bizim alışık olduğumuz gibi kocaman kocaman da değil. Minimal poriyonları var ve almadan önce size tek tek anlatılıyorlar, icerigi ile ilgili açıklama yapıyorlar. Böylece kendinize en uygun olanını seçme şansıız oluyor. İşin tek kötü yanı şuydu ki hepsini denemek istiyorsunuz ve tabiki bu mümkün olmuyor ..
Fotoğraf olarak sadece yediklerimizi paylaşacağım ama eklediğim linkten instagram sayfalarını görebilirsiniz. Eğer yolunuz düşerse muhakkak uğrayın derim. Dilerim leziz bir fikir olmuştur. Not: el yapımı çikolataları da harika 😍
  


                                                İnstagram/MandarinaCakeShop

26 Mart 2019 Salı

21 Mart 2019 Perşembe

Neler Yapıyorum #5 Aşk Çayı


Evlenndimmm ve geldim :) Ben miydim monotonluk severim tekdüze yaşam severim diyen. Son 3 ayım neredeyse hep bir aksiyon içerisinde geçti. Evlenmek isteyenlerin dikkatine çok koşturmacalı günler sizi bekliyor.Hele ki yoğun tempolu bir işiniz varsa bu süreçte 7 gün de 24 saat de size yetmiyormuş. Neyse hayıflanmayı bir kenara bırakayım çok şükür koşturmaca geride kaldı.Vakit yeni düzeni oturtma vaktidir diyorumm ve bloğuma geri dönüyorum. Bir kere herşeyden önce evlilik çocuk her ne olursa olsun insan kendine zaman ayırmaktan asla vazgeçmemeli diye düşünüyorum. Yazacağı birkaç satır, tek başına izleyeceği bir film, okuyacağı kitaplar, sakin bir kahve molası muhakkak olmalı. Tam da bu sebepten küçük bir aradan sonra yeni yazı fikirlerimle buradayım. Neler yapıyorum serisinin bir parçası olarak, düğün hazırlıklarımdan tabi ki biraz bahsedeceğim. Özellikle de el emeklerimden. Malum düğünler, kınalar , nişanlar hediyesiz olmaz. Ben de dedim ki benim hediyem beni yansıtsın ve çay olsun. (Mesleğimin çay tadımcılığı olduğunu burada belirtmem gerekiyor tabi) Öncelikle şefimle tarçın,vanilya ve gül kokulu farklı bir harman yaptık ve adını aşk çayı koyduk. İş çıkışı harmanımı alıp, (akşam çayı eşliğinde) tek tek deney tüplerine doldurdum ve biraz da süsledim. Sonuç olarak ortaya tam olarak beni yansıtan bir hediyelik çıkmış oldu. Dileyen afiyetle içti , dileyen hatıra olarak sakladı. Dilerim sizler de beğenirsiniz. Görüşmek dileğiyle. Şimdilik çokça sevgiler.
 
 





19 Şubat 2019 Salı

Denebunu Aralık Kutusu


Çokça yazmak istediğim ama asla fırsat bulamadım bir dönemdeyim. Hem burayı ihmal etmemek hem de arayı çok açmamak için hem de yazılacaklar listesinden düşmek için kısa bir yazıyla buradayım.
DeneBunu sayısı ilk kez bana da çıktı a dostlarrrr.
Küçük denemelikleri çok ama çok sevdim.
Öncelikle kutu elime geçince çok heyecanlandım :)


               İçinde küçük küçük ciciler vardı . Simple yüz yıkama jeli, dove şampuan ve persil jel.


Bir de benim hiç bilmediğim ama herkesin çokkkk memnunum dediği WD-40 her eve lazımmış öyle diyorlar :) Bakalım memnun kalacak mıyım ?

Şimdilik bu kadar düğün sonrası uzun uzun yazacağım azıcık kaldı , dua edin.
Çokkkçaaa sevgilerrrr..
Sibella..


5 Şubat 2019 Salı

Stres Atmalık Alfabe Oyunu


 

İstemsiz bir aranın ardından biraz kafa dağıtmak biraz da kendime verdiğim sözü tutmak için buradayım.

Bir çoğunuzun bildiği üzere sevgili Ezgi, çok güzel bir meydan okuma başlattı, ancak ben hem düğün hazırlığı hem de o dönem mide problemimden dolayı 28 gün düzenli yazamayacağımı düşündüm. Dedim ki en azından 1 kategori seçip ucundan dahil olayım .

1 şubat günü cenazemiz olduğu için yazamadım, bugün biraz boş vakit bulunca geçtim klavye başına.

Yazmak için de 25. Maddeyi seçtim ve dedim ki A’dan Z’ye sevdiğim şeyleri hatırlatayım kendime.

İşte benim listem , bir sonraki yazımın daha enerjik olması hayaliyle çokça sevgiler...

A : Annem
B : Babam
C : Cici Bebe Bisküvi
Ç : Çay ; hem iş hem zevk benim için
D : Dergiler ; özellikle de pasta üzerine olanlar
E : Emre’m ; yavuklum bey :)
F : Film ; özellikle bollywood
G : Gezmek ; kim sevmez kiii değil mi :)
H : Hobi ; yeni şeyler deneyimlemeyi hep çok sevmişimdir.
I : Izgara ; aslında sebzeciyimdir ama bazen küçük kaçamaklar olur
İ : İkea ; çeyiz alışverişi zamanındayım malum :)
J : Jelibon
K : Kaktüs ; sukulent ve kaktüslere bayılıyorumm
L : Lokum ; çok severim en son dutlu lokum deneyimledim  tavsiyemdir.
M : Makarna ; her şeklini her türlü çok severimm
N : Navigasyon; iyi ki hayatımızda var, hele benim için .
O : Oje sürmek ; ah hangi bayan sevmez ki
Ö : Ödev yapmak; şaka gibi gelebilir ama öğrencilik hayatım boyunca ödevlerimi hep      cuma gününden bitirmişimdir :)
P : Pilates ; hiç düzenli yapamasam da ...
R : Radyo ; özellikle sabahları çok severim.
S : Stajyerlerim ; belki hep öğretmen olmak istediğim için.
Ş : şiir dinlemek ; şimdilerde çok olmasada üniversitede saatlerce dinlerdim.
T : Tiyatro ; özellikle kışın ve tabi sevdiklerimle
U : Umut etmek ; en sevdiğim.
Ü : Üzüm ; yazı anımsatan canım meyve
V : Valiz hazırlamak ; tatil heyecanını hissettiren en güzel şey.
Y : Yazmak ; blog yazmak , günlük tutmak
Z : Zafkom ; kardeşim

21 Ocak 2019 Pazartesi

Yemek Fotoğrafçılığı




Merhabalarrrr ,

Uzun zamandır pastasal haberler paylaşmıyordum değil mi ? Malumunuz bloğumun ana teması pasta ama ben nişandı, erken nikahtı, ev hazırlığıydı derken pastayı da bloğu da boşladım malesef. Gerçe bloğu biraz toparlıyorum aslında , darısı pastalarımın başına diyelim :)


Efenim , pasta yapmayı sevdiğim kadar, pasta fuarlarını , pasta workshoplarını, pasta dergilerini de 

çok seviyorum. Hatta galiba ben yemek sever bir tip olmadığımdan işin bu renkli kısmını daha çok seviyorum.

Vereceğim haber benim çok ama çok sevdiğim bir hobi olan yemek fotoğrafçılığı hakkında. 

Bir zamanlar pasta kursuyla bir zamanlar fotoğrafçılık kursuyla temellerini attığım ama birleştirmeye zaman bulamadığım çok keyifli bir uğraş bu. Ben çeyiz ve ev hazırlığından yine zaman bulamayacağım ama belki fırsat bulup gitmek isteyenler  olur. 

İlgilenenler için detayları paylaşıyorum ;


Ne Zaman :  6 Şubat Çarçamba saat 10:30 / 18:00


Nerede : Pastölye - Ataşehir / İstanbul


Detaylar içim web : Cake Trend  & Füsun Gümeli


Gideceklere keyifler olsun,


Sevgiler ,



Sibella 

19 Ocak 2019 Cumartesi

Neler Yapıyorum #4 Tüketim&Birikim


Güzel bir kış gününden selamlar,

Yoğun bir haftanın ardından , yoğun bir cumartesi akşamı hazır sakin bir kaç saatim varken bu sene bloğuma daha çok zaman ayıracağım sözümü tutmaya geldim :)

Hayat öyle yoğun ki, bazen sanki o koşturmacada kendini bile unutuyor insan.

Öyle ki, dönüp geriye baktığınızda bugün ne yedim , ne içtim, kendim ,ailem  sevdiklerim için ne yaptım? Sağlığım keyfim neşem için ne yaptım ? Hiç birine cevap veremiyorsunuz .

Dün akşam çok sevdiğim bir tanıdığımla hayata dair sohbet ederken tam olarak bu ruha büründük.

Çok şeye dair sohbet ettik ama özellikle bir konuya daha çok eğildik ki ben onu buraya da taşımak istedim.

Konumuz tüketim çılgınlığı yüzyılında nasıl birikim yapılır üzerineydi.

Kendimizce maddeler sıraladık ve biraz minimal yaşama değindik, Şöyle ki;

* Birikim yapmak için ay sonunu bekleme! Maaşı alır almaz kenara bir kaç birşey at ve de ki benim param bu ve  bu ay bu kadarını harcayabilirim.

* Olmaz da olur da o maaştan bir kaç kuruş kaldıysa o ay onu da kenara at harcama at kenara !

* Aylık birikim hesabı tut, geriye dönüp baktığında her ay ne kadar biriktirmişsin kontrol etme şansın olsun !

* Her ay en az 3 gün para harcamama günü yap, ben bunu üniversitede ayda 4-5 gün olarak yapıyordum. Gerçekten çok faydası oluyor.

* Bireysel emeklilik  ile de birikim yapılabilir , üstelik devlet katkısı da var.

* En bilindik ama en faydalı olan yöntem olan kumbarayı hayatına kat ama açılmayacak bir kumbara olsun ve gözünün önüne koy sık sık içine para at .

* Bir de sanal kumbaran olsun. Yedek bir hesap 48,25 tl'lik bir alışveriş mi yaptın, 1,75'i hoopp sanal hesaba bir kumbaran da burada oldu.

* Bunlar birikim yöntemleriydi e tabi asıl birikim de harcarken olur, harcamalarını planla...

* En önemlisi de bütün bunları lafta bırakma uygula :)

Bakalım uygulayabilecek miyiz  :)

Sevgiler ,
Sibella

Ps: Görsel Pinterestten alınmıştır.